Kadıköy Basın açıklaması : Ya kanal, Ya istanbul

27 mayıs 2021

İstanbul’u, pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, doğası ve kültür varlıkları ile dünyanın dört bir köşesinde bilinen kentimizi yok etmek istiyorlar. Bugüne kadar, özellikle son 20 yılda yapılan saldırılarla kent belleğimizin büyük kısmını yitirdik..
Orhan Veli’nin gözleri kapalı dinlediği İstanbul’dan elimizde çok az şey kaldı. Şimdi, kültür varlıklarımızı; Gezi Parkı’nı, Galata Kulesi’ni, varlığı bile olmayan “vakıf” diye uydurulmuş birtakım yandaş kurumlara devrediyorlar. İstanbul’un 3. Bölgesi’ndeki Yarımburgaz Mağaraları, Odabaşı ve Dursunköy Köprüleri gibi kalan kültür varlıklarımızı da rant ve talan projesi “Kanal İstanbul” ile tümden ortadan kaldırmayı hedefliyorlar. Kâr hırsları bitmiyor, dinmiyor..
Bugün burada, İstanbul’un 3. Bölgesi’nin bizim için anlamını anlatmak için buluştuk. İstanbul;
Kuzey Ormanları’ndan gelen rüzgarın tatlı esintisini hissettiğimiz, leyleklerin göçünü, konaklamasını Yeniköy’ümüzden izlediğimiz, Karadeniz sahilinde ağların çekildiği, çocukların sahildeki sesleri ile mutlu olduğumuz, ayçiçeği tarlalarının, güneşin güzel rengini yere indirdiği kentimizdir. Göllerimiz, hem suyumuz, hem de bir nefes almak için kenarında oturduğumuz, kuşların cıvıltısını dinlediğimiz, kendine has çiçeklerine sevgiyle baktığımız, ağaçlarının yaprak hışırtılarını dinlediğimiz kentimizdir. Küçükçekmece’den başlayarak mahallelerde, evlerin önünde çekirdek çitleyerek sohbet ettiğimiz, bostanlarımızda yetiştirdiğimiz sebzelerimizi paylaştığımız, tarihi köprülerinin üzerinde yürürken (altta akan derelerin sesiyle dinlendiğimiz ve hattâ o derelerin şeker gibi suyunu kana kana içtiğimiz kentimizdir.
Şimdi kentimize, bir “Kanal” ve bir avuç zengin için “Yenişehir” yapmak istiyorlar. İstanbul’u 3. Köprü, 3. Havalimanı, yeni otoyollarla geri dönülmez biçimde tahrip edenler; Kuzey Ormanları’ndan kalanları, İstanbul’un son tarım alanlarını, göllerini, bölgedeki tüm ilçeleri ortadan kaldırmak ve orada yaşayan halkı yerinden etmek istiyor. ÇED raporunda ilan etmişler, artık bölgede “nitelikli insan”lar yaşayacakmış, yani biz işçiye, emekçiye, esnafa, çiftçiye yer yok yeni tasarladıkları “proje”de.
İstanbul’da yapılan tüm kamuoyu araştırmaları halkın ezici bir çoğunluğunun bu “proje”yi istemediğini gösteriyor. AKP Başkanı demiş ki “Onlara rağmen Kanal İstanbul’u da yapacağız, inadına yapacağız”. Kime ve neye rağmen? Halk bu talan projesinin kente ve doğaya vereceği zararı biliyor. Bir avuç yandaş sermayeyi daha da zengin etmek için doğaya ve kente saldırdığınızın farkında, ayrıca bunu size oy veren halk da bildiği için, bu projeye karşılar.
Yeni bir kararname Resmi Gazete’de yayınlandı. Bizim için anlamı, “yap -işlet – sermayeyi zengin et – parasını halka ödet” olan “proje”sine finansman sağlamak için devlet garantisi vermiş. Yani yaptıktan sonra bize ödettikleri yetmiyor, krediyi alıp yapmadıklarının da parasını bizim vergilerimizle Hazine’den ödetecekler.
Yenişehir projesiyle; susuzluktan kırılan kentimizin son sulak alanlarını, Terkos, Küçükçekmece göllerinin çevresini yeni “turizm” alanları ilan ederek talan edecekler, yıkımı derinleştirecekler.
Kısa bir süre önce, “Kanal İstanbul” projesinin önemli bir bölümünü kapsayan Arnavutköy’de, tarım ve hayvancılık yapan çiftçilere arazilerini tahliye etmeleri tebliğ edildi. İstanbul’un son köylerini “lojistik alan” ilan edip kendi evlerinden arazilerinden kovmaya çalışıyorlar. Hak, hukuk ve adalet kavramları çöpe atıldığından beri hiçbir güvencemiz kalmadı “dayanışma ve birlikte mücadele etmek”ten başka.
Halk bu “talan ve yıkım projesi”ni istemiyor, binlerce kişi itiraz dilekçesi verdi, onlarca kurum ve birey dava açtı. Keşif kararını alan mahkeme bir türlü bilirkişi tayin etmiyor fakat ihale hazırlıklarına hız verdiklerini açıklıyorlar. Bir kez daha “atı alan Üsküdar’ı geçti” diyerek yeni hukuksuzluklara imza atmaya çalıştıklarının farkındayız.
Bugün burada bizim için İstanbul’u anlatmak, kentimizi, belleğimizi yok ettirmeyeceğimizi söylemek için buluştuk. Tekrar ediyoruz; İstanbul’la, halkla, doğayla inatlaşanlara karşı mücadelemize devam edeceğiz.

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu

Şişli Etfal HastaneSİ Kapatılmasın

112 yıldır Şişli’de faaliyet gösteren 600 yatak kapasiteli tam teşekkülü Şişli Etfal hastanesi, deprem güçlendirme çalışmaları gerekçesiyle bölünerek Sarıyer ve Maslak’a taşınıyor. Dönüp dönmeyeceği konudunda ise hiçbir net bilgi yok.

Sağlık Hakkıma Dokunma
Sağlık Hakkıma Dokunma

Çevredeki özel hastanelere mahkum olmak istemeyen Şişli sakinleri ve Şişli’deki bazı STK lar, Şişli Etfal Dayanışması çatısı altında toplandı ve “Hastanemiz kapatılmasın, taşınmasın, yerinde dönüştürülsün” eylemleri başlattı.

DİS DER olarak biz de Sağlık Hakkıma Dokunma yazan tuvallerimiz ve tüm katılımcılar ile birlikte resmettiğimiz Şişli Etfal Kapatılmasın Tablomuz ile orada idik:)

Kadın Cinayetleri Durduracağız

8 Mart kadın etkinlikleri kapsamında “Ölmek İstemiyorum” sergimiz ile Beşiktaş’taki eylemlerine destek verdiğimiz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformundan Fidan Atasever ve Ayşen Ece Kavas’a Derneğimizi ziyaretleri için teşekkür ederiz.


Doğadaki tüm canlıların ve tabii ki en başta insanın temel hakkı olan yaşam hakkını savunmayı misyon edinen DİS-DER ve ülkemizde pekçok kadın cinayetinin aydınlatılmasında takipçi ve umut olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu herzaman birbirine destek olmaya devam edecek:)

Asla yalnız yürümeyeceğiz

Kadın ölümlerine HAYIR

Kadın ölümlerine HAYIR

Maral gürsoy arkadaşımızın karakalem çalışması..
8 mart Şişli sergisi

Ben Aslı 17 yaşında öldürüldüm
Ben Emine 8 yaşında öldürüldüm
Ben Sevgi 21 yaşında öldürüldüm
Ben Leyla 40 yaşında öldürüldüm
Ben Sabahat 59 yaşında öldürüldüm
Ben Mevlüde 12 yaşında öldürüldüm
Ben Özgecan 20 yaşında öldürüldüm
Ben Leyla Aydemir 4 yaşında öldürüldüm ….


Ben Kadın … ÖLDÜRÜLDÜM!

Yaşamak istiyorum bütün insanlarda,
Yürümek istiyorum yollarını dünyanın
Karışayım,herşeyde bir parçam kalsın
Parçalansın dizlerim,erisin elim,
Kanım kanlara karışsın, sularım sulara,
Dünyanın otlarıyla koksun saçlarım
Özdemir İNCE

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Birliktelik ve Dayanışma Sergisi

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Birliktelik ve Dayanışma Sergisi

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bu özel günde Atatürk’ün kadınlara verdiği haklar ve kadınlar ile ilgili sözleri merak ediliyor. Türk kadınına her zaman güvenen, Türk kadınının toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için reformlara imza atan Mustafa Kemal Atatürk “Dünya yüzünde gördüğümüz herşey kadının eseridir” diyerek Türk toplumunda kadının yerini ortaya koymuştur. Hiçbir ülkede, hiçbir lider, kadın hakları için Atatürk kadar mücadele vermemiş Türk kadınına gelişmiş ülkelerden çok daha önce bazı haklara kavuşmasını sağlamıştır. İşte Atatürk’ün kadınlara sağladığı haklar ve kadınlar için söylediği sözler…
ATATÜRK’ÜN KADINLARA SAĞLADIĞI HAKLAR

  • Tek kadınla evlenme ilkesi geldi ve evlenebilmek için yaş sınırını koyuldu.
  • Evlenecek olan kadın asla zorla evlendirilmeyecek, evlenmeye ait rızasını bizzat memura söyleyecek.
    …..

VALİDEBAĞ’A DOKUNMA

VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ İLE VALİDEBAĞ’A DOKUNMA ETKİNLİĞİ (18/10/2020)

AFİŞ, VİDEOLAR VE GÖRSELLER EKLENECEK
18 Ekim 2020 ‘de Validebağ Gönüllüleri ile birlikte VALİDEBAĞ’A DOKUNMA etkinliği çerçevesinde Validebağ korusunda buluştuk ve İstanbul’da nefes alınabilen son yeşil alanlardan biri olan bu güzel korunun da rant uğruna betonlaştırılmasına hayır demek adına hep birlikte resmi yaptık, grafiti afiş hazırladık, astık.

İSTANBUL’U MA DOKUNMA

YKYİ İLE KANAL İSTANBUL ETKİNLİĞİ (20/09/2020) AFİŞ, VİDEOLAR VE GÖRSELLER EKLENECEK

20 Eylül 2020 Pazar günü Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu ile birlikte Kanal İstanbul’a Hayır yürüyüşüne katılmayı ve yürüyüşün sonunda yeşile boyayacağımız tuvalimizi “İSTANBUL’U MA DOKUNMA diyerek hep birlikte resmetmeyi planlamıştık ancak güvenlik güçlerinin buluşma noktalarımızda sabah bizleri bekliyor olmas ve otobüsleri kaldırmamızı engellemesi nedeniyle yürüyüşe engellemesi nedeniyle yürüyüşe gidemeyip bulunduğumuz noktalarda basın açıklaması yaparak duyarlı insanları Kadıköy’e çağırdık. Kanal İstanbul sahilinde
planladığımız yürüyüş Kadıköy sahilinde bir Basın Açıklamasına dönüştü ve bir Basın Açıklamasına dönüştü ve “İSTANBUL’U MA DOKUNMA” tablomuzu katılımcılarla birlikte Kadıköy sahilinde resmettik.

BOMONTİ HEPİMİZİN

BHİ İLE BOMONTİ HEPİMİZİN ETKİNLİĞİ (22/8/2020) AFİŞ, VİDEOLAR VE GÖRSELLER EKLENECEK

 22 Ağustos 2020  tarihinde Bomonti Hepimizin İnsiyatifi ile birlikte                               
gerçekleştirdiğimiz “Bomonti Hatıralarda Kalmasın” Etkinliğimiz ile Şişli Halkının                              
yıkılan Bomonti Bira Fabrikası ek binalarının yerine ne istediğini kamuoyuna                                
duyurmaya çalıştık. Şişli Belediye Başkanımız sn Muammer Keskin ve ilçe siyasi                              
 parti temsilcilerinin de katıldığı bu etkinlikte Bomonti Sarısına boyadığımız                              
tuvalimizin üzerine hep birlikte “BOMONTİME DOKUNMA” diye yazdık.                               

SAROS’UMA DOKUNMA

SAROS GÖNÜLLÜLERİ İLE SAROS’UMA DOKUNMA ETKİNLİĞİ (25/7/2020)
25 Temmuz 2020’de Saros Gönüllüleri’nin ev sahipliğinde ve Kaz dağları
İstanbul Dayanışması’nın desteğiyle Saros’ta “Saros’ta FSRU Limanına hayır”
dedik. Saros mavisine boyadığımız tuvalimizin üzerine onlarca el
“SAROS’UMA DOKUNMA” diyerek isyanını dile getirdi.