admin tarafından yazılmış tüm yazılar

Aşırı Yağmur ve Aşırı Kuraklık

tarafından ataadmin | Ağu 23, 2021 | BilimGenelGıda – Tarım – Üretim | 0 yorum

  Yurdumuzun Karadeniz bölgesinde bol, bazen de çok aşırı yağmur yağıyor, Orta ve Güney bölgelerinde ise kuraklık devamlı artıyor.

 Kuzeyde milyarlarca ton su kullanılmadan denize gidiyor, güneyde ve orta Anadolu’da göller, barajlar, kuyular, yeraltı suları kuruyor.

  Akdeniz bölgesi birinci derecede kuraklık kuşağında, felâkete sürükleniyor, orta Anadolu’yu kuraklık vurdu, kimsenin umurunda değil. Kuzey’de insanlar öldüğü için konu gündemde. Güneyde henüz insanlar ölmediğinden gündemde değil.

 Kuzeyde 125 kişinin yasını tutuyoruz, Güney’de milyonlar zarar görecek, binler ölecek, ama kimsenin kılı kıpırdamıyor.

 Türlü nedenlerle yaratılan gündemle vakit geçiren basında toplumumuzun bu hayati konusuna yeteri önemi gündeme getirmiyor.

  Sevgili okurlarım, başka ülkelerde bugün çöl olarak gördüğünüz yerler bir zamanlar yeşil meralarmış. O yerler artık rüzgârla yer değiştiren kum yığınları. Bunlar olmuş ve bilinen doğa olayları. Bu değişim bizde de başladı.

 Eğer önlem alınmazsa Orta ve Güney bölgemizde geri dönüşü olmayan “felâketlerle” karşı karşıya kalacağız. O zaman ben hayatta olmayacağım ama birisi, “zamanında önlem alınsaydı bu “felâket” ile karşılaşmazdık, yapılmış olan “cinayettir” diyecek”.

 Yapmamız gerekeni söyleyeceğim zaman, toplum olarak negatif yanımızın şâha kalkacağını biliyorum ama gene de görevimi yapacağım.

 Yapılması gereken hiç vakit geçirmeden Kuzeydeki bol suyun, Güney ve orta Anadolu’da kuruyan kilit noktalara aktarılmasıdır.

  Nasıl ki aktarılması çok daha zor ve tehlikeli olan petrol borularla binlerce kilometre aktarılıyor, su ondan daha kolay aktarılabilir.

  Bazı şeyler vardır ki yapmamak için para sorun olamaz. Olursa ya ülke yok olur, ya da hayat! Çölleşme ve su konusunda, parayı sorun olarak öne çıkaranların aklında bozukluk vardır.

 Kuzeydeki dere yataklarındaki yapılaşmanın insan ölümlerine neden olmamasının bir çözümünün yer yer topraktan ufak barajlar, su kapanları  yapmak. Bu barajlarda toplanacak suyun fazla olan kısmını kuruyan yerlere pompalayabiliriz.

   Bu önlemle Kuzeyde de, Güneyde de çözüm sağlamış oluruz.

 Yıllardır derelerin, nehirlerin kullanılmayan suyunun, yükselme tehlikesi gösteren denizlerimize akacağına, kurak yerlere aktarılmasını önermekteydim. Bu yöntem yazdığım yaklaşık on beş yıl evvel yapılmaya başlamış olsaydı, bugün karşılaştığımız kuraklığın boyutu çok daha az olurdu.

  Şimdi gerekeni yapmazsak, yarın kuraklığın boyutu önlemlerin fayda etmeyeceği düzeye geleceğine hiç şüphe yok.

  Her konuda olduğu gibi kendi düşüncesizliğimiz ve bigâneliğimiz nedeniyle, kendimize zararlı olmaktayız. Suskunluğumuzla, milletçe bir akıl tutulması içindeyiz.

  Bu hastalıktan bizi başkası kurtarmaz…..

https://atakultur.org/asiri-yagmur-ve-asiri-kuraklik/

GeneL KURUL 2021

Doğa için sanat derneği.

DERNEGİMİZİN DÜNÜNÜ VE YARINIHEP BİRLİKTE KONUŞMAK İÇİNSEÇİMLİ 1 inci GENEL KURULUMUZA DAVETLİSİNİZ

18 eYLÜL 2021 – 14.00 18.00

CEMİL CANDAŞ KÜLTÜR MERKEZİ

ŞİŞLİ – İSTANBUL

Akbelen Ormanı’ndaki kesime karşı köylüler nöbete başladı

Jandarma eşliğinde gelen ekipler maden sahasının genişletilmesi için sabah erken saatlerde Akbelen Ormanı’nda kesime başladı. Bölge halkı kesimi engellemek için başlattıkları nöbete destek çağrısı yaptı.
Yeşil Gazete YEŞİL GAZETE 17/07/2021

Muğla İkizköy’de yer alan ve termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için yok edilmek istenen Akbelen Ormanı’nda sabah saatlerinde kesim başladı.

Jandarma eşliğinde gelen ekiplerin çalışmasını engellemek isteyen İkizköy halkı ise ormanlık alana gelerek burada bir nöbet başlattı…

https://yesilgazete.org/akbelen-ormanindaki-kesime-karsi-koyluler-nobete-basladi/

Tuz gölü flamingo yavrularının ölümleri

Sevgili dostlar

Geçtiğimiz günlerde basında yeralan ölü flamingo yavrularının fotoğrafları ile hepimiz dehşete düştük!

Melendiz Çayındaki Mamasın Barajı, Peçenek ve İnsuyu Deresinin önündeki Cihanbeyli Göleti yetmezmiş gibi, civar köylülerin bentler çekerek Tuz gölünde konaklayan uğrak kuşların son su yollarını kesmeleriyle göl tamamen susuz kaldı.
Yetişkin kuşlar çaresiz uçup bölgeden ayrıldılar. Henüz uçamayan binlerce flamingo yavrusu ise susuzluktan öldüler.

Yaşam hakkı tüm canlıların temel hakkıdır Dostlar. Dünya ise üzerindeki tüm canlıların yaşam alanıdır ve kişi veya kurumların kısıtlı kaynakları sadece kendileri için kullanmaları en hafif ifadeyle bencillik ve sorumsuzluluktur.

Şimdi yetkili makamlar inceleme başlatacaklar, kuşların göç yollarını, kuluçka yerlerini belki yeniden belirleyecekler. Bu da kamuoyunun vicdanını rahatlatarak, sorumluluklarını unutturacak. Her doğa katliamında gördüğümüz bu senaryo birkez daha tekrarlanacak ve çok kısa birsüre sonra o kareler unutulup gidecek. Ta ki bir sonraki faciaya kadar.

foto : www.t24.com.tr

Dünyadaki tüm canlıların yaşam hakkına dair farkındalık yaratmak için bir araya gelen bizler, Dünyada yalnız olmadığımızı, tüm canlıların yaşamlarının pamuk ipliği ile birbirine bağlı olduğunu ve adını bildiğimiz ya da bilmediğimiz her canlının bu dünyadaki ekosistemin önemli birer yapıtaşı olduğunu Sizlere bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Sevgili Dostlar, flamingo yavrularının ölümlerinin üç gün sonra unutulmaması ve bir şeylerin değişmesi ancak ve ancak Sizlerle olur, Sizlerin duyarlılığınız ve desteğinizle yetkililerin umarsız yaklaşımları sona erer, yıkımın ve katliamların önüne geçilir. Doğaya duyarlı ve tüm canlıarın yaşam hakkına saygılı herkese sesleniyoruz. Duyun sesimizi ve doğayı koruma mücadelemize Sizler de destek verin!

Unutmayın, yaşayacağımız başka dünya, başka Türkiye yok!

DOĞA İÇİN SANAT DERNEĞİ

PLASTİK ATIKLAR … Plastik atıkların ekolojiye etkilerini ve çözüm önerilerini,

DİSDER SÖYLEŞİ :

Sevgili Dostlar Merhaba,

Doğaya ve Sanata duyarlı bireyler olarak bizler, Doğa için Sanat Derneği çatısı altında bir araya geldik ve ülkemizdeki doğa talanına ve doğada yaşayan tüm canlıların yaşam hakkına dair farkındalık yaratmak için çeşitli etkinlikler düzenliyoruz.

Bu kapsamda DİSDER SÖYLEŞİLERİNE başlıyoruz. Her ayın 3. Haftasının 3. Günü doğaya ve sanata dair farklı bir konu ve konunun uzmanı konuklarımızla sizlerle buluşacağız. İlk söyleşimiz 23 Haziran Saat 21:00’de zoomdan ve youtube kanalımızdan canlı olarak yayınlanacak. Konu çok önemli ve çevre kirliliğini ve başta insan tüm canlıların sağlığını yakından ilgilendiriyor. PLASTİK ATIKLAR … Plastik atıkların ekolojiye etkilerini ve çözüm önerilerini THD Başkanı Sn.Turhan ÇAKAR ve TÜKODER Başkanı Sn. Aziz KOÇAL’dan dinleyeceğiz. Sizler de bizlerle olursanız, görüşlerinizi ve sorularınızı bizlerle paylaşırsanız çok daha verimli bir söyleşi olacağına inanıyoruz.

  1. Haftanın 3. Günü saat 21 de DİSDER SÖYLEŞİLERİ’nin ilkinde Sizlerle buluşmak dileğiyle…

DOĞA İÇİN SANAT DERNEĞİ

DOĞA TALANINA DUR DE! – FOTOĞRAF YARIŞMASI

Sevgili Dostlar Merhaba,
Doğaya ve Sanata duyarlı bireyler olarak bizler, Doğa için Sanat Derneği çatısı altında bir araya geldik ve ülkemizdeki doğa talanına ve doğada yaşayan tüm canlıların yaşam hakkına dair farkındalık yaratmak için çeşitli sanat etkinlikleri düzenliyoruz, çünkü sanatın uyarıcı, birleştirici ve iyileştirici gücüne inanıyoruz.


Bu kapsamda bir FOTOĞRAF YARIŞMASI düzenliyoruz. Fotoğraf Yarışmamızın adı “DOĞA TALANINA DUR DE!” ve amacı; madenler, HESler, JESler, otoyollar, beton şehirler derken ülkemizde ve tüm dünyada her geçen gün artan doğa talanına dikkat çekmek… Doğayı seven, talana karşı çıkan herkesi bu talanı, yitirilen güzellikleri ve doğa savunucularının çabalarını belgelemek adına fotoğraf çekmeye davet ediyoruz.

Etkinliğe son katılım Tarih : 19 Ekim 2021

Bize ulaştırdığınız fotoğrafları jüri üyelerimizin değerlendirmesinden sonra 30 Ekim 2021 tarihinde düzenleyeceğimiz “DOĞA TALANINA FOTOĞRAFLARINLA DUR DE!” adlı sergimizde sergileyeceğiz ve aynı adlı bir kitapçıkta bir araya getirerek gündemin hızla değiştiği ülkemizde her geçen gün artan talana tanıklık edeceğiz.

Yarışmada ilk üç dereceyi alan katılımcılara tercih ettikleri sanat dalında pandemi sonrası (resim, heykel, senaryo yazımı, drama ve oyunculuk, sanat tarihi vb.) iki kur (altı ay süreli) eğitim.
Mansiyon alan katılımcılara, tercih ettikleri sanat dalında bir kur (üç ay süreli) eğitim olanağı sağlanacak


Sizler de etkinliğimize katılırsanız, çektiğiniz fotoğraflarla yörenizdeki talanı kamuoyuna duyurabilirsiniz. Etkinliğimiz ile ilgili detaylı bilgiye web sitemizden ulaşabilirsiniz. Hepinize doğaya sahip çıktığınız için teşekkürler.


Sergimizde Sizlerle buluşmak dileğiyle…


DOĞA İÇİN SANAT DERNEĞİ, bize ulaşmak kolay . https://dogaicinsanat.org/tr/iletisim/

FOĞRAF ETKİNLİĞİ KOŞULLARI tıklayın:

Fotografları İnternet üzerinden göndermek isterseniz, iletişim sayfamızdan gönderebilirsiniz:

İklim krizi hakkında doğruyu söyleme vakti

Habertürk ve Yapı Kredi önünde bir araya gelen Yokoluş İsyancıları, gelecekten manşetlerlerle hazırladığı gazetelerle ve dövizlerle eylem düzenlendi. Eylemciler ayrıca bankacılık ve medya sektörüne çağrı yaptığı mektupları bölgeden geçen yurttaşlara dağıttı.

İklim krizi hakkında doğruyu söyleme vakti

HABER MERKEZİ

İklim krizinin önüne geçilmesi için etkili ve acil adımlar atılması talebiyle bir araya gelen Yokoluş İsyanı aktivistleri Habertürk ve Yapı Kredi önünde eylem düzenledi.

“Gerçeği Söyle” yazılı tekne ile Habertürk ve Yapı Kredi Genel Müdürlüğü önüne giden eylemciler, sektördeki diğer kurumlara da seslendi ve onlar için hazırladığı mektupları paylaştı.


GELECEKTEN MANŞETLER

Ciner Grup bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’ün Beyoğlu’nda yer alan binası önüne giden iklim aktivistleri gelecekten manşetlerin yer aldığı gazeteleri ellerinde taşıdı. Aktivistlerin taşıdığı gazetelerin manşetlerinde şu ifadeler yer aldı: “Dünya’daki son altın madeninin ihalesi de Türkiye’de gerçekleşti”, “Grönland’a göç etmek için çekilen piyangoyu Türkiye’den otomotiv sanayi yöneticisi aile kazandı”, “Survivor’ın yeni çekimleri obruk cenneti haline gelen Konya’da yapılacak”, “Paniğe gerek yok! Dünya’da hala 30 tane ağaç var.”

Yokoluş İsyancıları, aralarında Habertürk, CNN Türk, ve Sabah-ATV medya kuruluşlarına hitaben yazılmış mektupları da çevreden geçen yurttaşlara dağıttı.

Mektupta, “İklim krizi hepimizin sorunu. Seller, orman yangınları, fırtınalar, kuraklık gibi felaketler yurttaşları evlerinden, işlerinden, canlarından ederken, bu olayların insan eliyle doğanın tahrip edilmesinin bir sonucu olduğunu gizliyorsunuz. Hem yurttaşların haber alma hakkını ihlal ediyorsunuz, hem de geleceğimizi karartan doğa tahribatına suç ortağı oluyorsunuz” ifadeleri yer aldı.

Dağıtılan mektupta medya kuruluşlarına yönelik talepler ise şu şekilde sıralandı:

■ İklim krizi hakkında gerçeği söyleyin. İklim acil durumu ilan edin ve haberlerinizi buna göre şekillendirin

■ İklim krizinin öneminin farkında çevre muhabirleri işe alın.

■ İklim krizine sebep olan fosil yakıt, madencilik, enerji şirketlerinin reklamlarını yayımlamayın veya haber adı altında propagandayla desteklemeyin.

■ Türkiye’nin 2015’te imzaladığı ancak politikacıların bir türlü meclisten geçiremediği Paris İklim Anlaşması’nın uygulanması için siyasi aktörlere baskı yapın.

Eylemciler dağıttıkları mektupların ardından Habertürk’te çalışan gazetecilere seslendi. Eylemciler, “Habertürk’ün de mensubu olduğu Ciner Grubu’nun Silopi’de, Çayırhan’da, Konya Ilgın’da, Kazan’da sahip olduğu termik santralların halkın tarım alanlarını nasıl gasp ederek ele geçirmeye çalıştığını, itiraz eden köylülerin jandarma tarafından… LINK

https://www.birgun.net/haber/iklim-krizi-hakkinda-dogruyu-soyleme-vakti-316315

İşkencedere’den yükselen çığlık: Lütfen sesimizi duyun, şu Ramazan günü! Ormanlarımızı katlediyorlar!

Rize İkizdere’de taşocağı inşaatı sırasında doğanın katledilmesine karşı vatandaşların mücadelesi sürerken, cep telefonu ile çekim yapan bir vatandaş gördüklerini, hissettiklerini anlattı. Seslerinin duyulması için çağırıda bulunan vatandaş, “Lütfen sesimizi duyun bu Ramazan günü! Ormanlarımızı katlediyorlar, hiç acımadan ormanlarımızı katlediyorlar!” diye yardım istedi.

02/05/2021HaberlerGündem

https://www.dailymotion.com/embed/video/x8111ap

Çekim yaparken iş makinelerinin yanına yaklaşmanın mümkün olmadığını vurgulayan vatandaş, her yerin askerle çevrili olduğunu ve yaklaşan kişilerin gözaltına alındığını söyledi.

“VADİ’NİN HER YERİNİ ASKERLER SARMIŞ DURUMDA”

Emniyetin görüntü çekimiyle ilgili tartışmalı genelgesiyle ilgili haberleri de o dakikalarda anımsayan vatandaş, “ama yasakmış diyorlar…” diyor ve şöyle devam ediyor:

* Gördüğünüz gibi bütün geçiş alanlarımızı askerler kapatmışlar. Ormandan gizli şekilde çekim yapıyoruz. Çünkü çok fazla yaklaşamıyoruz, yanlarına yaklaştığımız zaman bütün herkesi tutuklayıp (gözaltı) direk karakola götürüyorlar. Artık insanlar hep ormana kaçmak zorunda kaldı. İş makineleri hala durmadan çalışıyor.

* Şimdi iş makinelerini göstermek istiyorum size, evet gördüğünüz gibi iş makineleri hala devam ediyor. Askerler her tarafı kapatmışlar, sadece onlar var çalışma alanında, sahada. Ormanlarımızı katlediyorlar, hiç acımadan ormanlarımızı katlediyorlar! Aşırı derecede asker gönderilmiş bölgeye. Vadi’nin her yerini askerler sarmış durumda. Özel istihbaratlar, her şey…

“DÜNYANIN BU KATLİAMA KARŞI SEYİRCİ KALMASINI İSTEMİYORUZ”

Yeterince destek göremediklerini belirten vatandaş şu ifadeleri kullandı:

https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/iskencedereden-yukselen-ciglik-lutfen-sesimizi-duyun-su-ramazan-gunu-ormanlarimizi-katlediyorlar-6409342/

Doğa İçin Sanat Derneği Şişli Etfal için resmetti

GÜNDEM, HABERLER 28 NISAN 2021

Şişli Hamidiye Etfal ve Araştırma Hastanesi’nin depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle kapatılıp Seyrantepe’ye taşınması kararına ‘Şişli Etfal Kapanmasın, Yerinde Yapılsın’ kampanyası çerçevesinde destek veren Doğa İçin Sanat Derneği, bugün Şişli Etfal’in bahçesinde ‘Sağlık Hakkıma Dokunma’ demek için bir araya geldi.SAHADA SANATLA DİRENİYORLAR
Bir yılı aşkın bir süredir hak mücadelesi temelindeki çeşitli eylemlerde çizdikleri tematik tablolarla ve grafitti çalışmalarıyla tepkisini ortaya koyan DİS, bugün Şişli Etfal’in bahçesinde buluşarak Şişli Etfal’in yerinde dönüştürülmesi talebinde bulundu.

‘SAĞLIK HAKKIMA, HASTANEME DOKUNMA’Kolay erişilebilir sağlık hizmetinin en temel hak olduğunu vurgulayan DİS, olası mağduriyetin önüne geçebilmek için zamanımızın daraldığına dikkat çekerken, halkı Şişli Etfal Dayanışması tarafından oluşturulan imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.

Şiirle, umutla, inatla, Bütün şairler adına.

Taşralı çocukluğumun İstanbul’u
Bir masal şehriydi benim için;
Bir düştü, bir hayal, ulaşılmaz,
“Hayal Şehir”i Yahya Kemal’in.

Sonra gün geldi, o hayaller
Gerçek oldular benim için de:
Bebek’te, Cihangir’de, Üsküdar’da,
“Kandilli’de eski bahçelerde”…

Fatih’ten, Eyüp’ten, Balat’tan,
Kocamustapaşa’dan geçtiğim oldu;
Fikret’in, Âkif’in, Nâzım’ın
Tanıdım “ücra ve fakir İstanbul”unu…

“Ağlar çekilirken dalyanlardan”
Orhan Veli’den şiirler okudum.
Ben de bu şehrin bir şairi
Bir oğlu olmayı özlüyordum.

Cahit Sıtkı’nın, Necatigil’in
Beşiktaş’ı; Burgaz’ı Sait Faik’in,
Canımız, gözbebeğimiz, İstanbul’umuz,
Sevgilisi bütün şairlerin.

Şimdi bu güzeller güzelimizi,
Hayallerimizin prensesini,
Şiirsiz, ruhsuz bir sanal şehre
Dönüştürecekler, öyle mi?

Hayır, buna geçit vermeyeceğiz
Onun can evinden vurulmasına;
Karşı koyacağız, direneceğiz,
Şiirle, umutla, inatla.
Dünün, bugünün, yarının
Bütün şairleri adına.
3 Nisan 2021
Ataol Behramoğlu