Kategori arşivi: Non classé

İliç İçin Yollara Düşüyoruz, Hayde..

 

Yerel bir direnişcinin dediği gibi; “Burası Ege değil, Akdeniz değil, Karadeniz değil diye mi bunca yıldır acımasızca yok ediliyor, kimse dönüp bakmıyor!” İliç yıllardır Firat’a 600 metre mesafedeki 200 futbol sahası büyüklüğünde bir siyanür havuzu ile yaşıyor ve bu zehir havuzları 3 kat büyütülmek isteniyor. Ancak yöredeki birkaç kişi dışında kimse tepki vermiyor! 12 Nisan Salı günü İliç İçin Yollara Düşüyoruz! Hayde..

Ülkemizin doğudan batıya yüzde 60’ının madencilik şirketlerine ruhsatlandırıldığı, gün ve gün ranta kurban edildiği biliniyor. Fakat Erzincan’ın İliç ilçesindeki ekokırımın büyüklüğünun ne yazık ki çok da farkında değiliz.

İliç yıllardır Firat’a 600 metre mesafedeki 200 futbol sahası büyüklüğünde bir siyanür havuzu ile yaşıyor ve bu zehir havuzları 3 kat büyütülmek isteniyor. Ancak yöredeki birkaç kişi dışında kimse tepki vermiyor! Yerel bir direnişcinin dediği gibi; “Burası Ege değil, Akdeniz değil, Karadeniz değil diye mi bunca yıldır acımasızca yok ediliyor, kimse dönüp bakmıyor!”…

https://www.yesildirenis.com/2022/04/08/hayde-ilic-icin-yollardayiz/
https://www.yesildirenis.com/2022/04/08/hayde-ilic-icin-yollardayiz/

ÇAĞRICI OLUŞUMLAR

Doğa İçin Sanat Derneği
Kemaliye ve Köyleri Çevre Platformu
İliç Havzası Doğa ve Çevre Platformu
Ekoloji Birliği (EB)

İMZACI OLUŞUMLAR

Aysin ve Ali Ulvi Büyüknohutçu Çifti Anısını ve Mücadelesini Yaşatma Grubu
Burhaniye Çevre Platformu (BURÇEP)
Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE)
Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi
Ekoloji Birliği Kadın Meclisi
İklim Adaleti Koalisyonu
İkizdere Çevre Dernegi
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği
Kazdağları İstanbul Dayanışması
Didim Çevre Platformu
Kazdağları Kardeşliği
Mezopotamya Ekoloji Hareketi
Munzur Çevre Dernegi
Munzur Koruma Kurulu(DEDEF)
Validebağ Gönüllüleri
Yaşam ve Dayanışma Yolcuları
Yeşil Direniş Ekoloji ve Yaşam Gazetesi…

https://www.facebook.com/100014388005523/videos/373612314619128

DOĞA TALANINA DUR Sergisi

Sevgili Dostlar Merhaba.

Bildiğiniz gibi 22 Ocak 2022 cumartesi günü DİSDER olarak İFSAK in destegi ile 2021 etkinlikleri kapsaminda duzenlediğimiz Doğa Talanina Dur De” fotograf yarışmamızın Plaket törenini Şişli Nazım Hikmet Kültür Merkezinde gerçekleştirdik. Sergimizi actik ve kitapciklarimizi dagittik. Sergimiz 4 Subat tarihind kadar gezilebilir.

Katılan tüm yarismacilarimiza, etkinliğimizi hayata geçirmek için katkı sunan tüm üyelerimize, etkinlikte yanımızda olan tüm dostlarımıza ve bizi her zaman destekleyen Şişli belediyesine teşekkür ediyoruz.

Ama tabii ki hep birlikte en büyük teşekkürümúz doğanin talan edilmemesi için canla başla çalışan, direnen herkese:) Sağ olun varolun

2022 yılında düzenleyeceğimiz “Bakmak İstemeyeceginiz Fotoğraflar” Yarışmamizda buluşmak üzere:))

Göksen Ezelturk
Doğa için Sanat Derneğ

Doğa Talanına Dur De yarismasi

Sevgili arkadaşlar,

Bildiğiniz üzere Doğa Talanına Dur De fotoğraf yarışmamızın sergisi ve ödül töreni :
22 Ocak tarihinde Nâzım Hikmet Kültür Merkezin, Istanbul
gerçekleşecek tarih.
Cevre ve Doga dostlarini bekleriz

Doga icin Sanat dernegi Baskani

Şişli Etfal depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle taşınıyor

Bazı bölümleri Seyrantepe ve Sarıyer’e taşınan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yerinde dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.

Sibel Bahçetepe

Şişli Etfal depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle taşınıyor

Abone Ol

İstanbul Şişli’de 122 yıldır hizmet veren 600 yataklık kapasiteye sahip Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bazı bölümlerinin depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle Seyrantepe ve Sarıyer’e taşınmaya başlamasının ardından, hastane binası ve yerinin ne olacağı belirsizliğini koruyor. Taşınma işleminin haziran ayında bitmesi beklenirken, bölge halkı, hekimler ve sivil toplum örgütleri hastane binasının yerinde dönüştürülüp, depreme dayanıklı hale getirilerek faaliyetine devam etmesi gerektiğini, “Şişli Etfal’e her gün bin hastayı aşan acil servis başvurusu var. Bu hastanenin Seyrantepe’ye taşınmasının sonucunda Şişli, Beyoğlu ve Beşiktaş bölgesinde aynı niteliklerle hizmet veren kapsamlı bir hastane kalmayacak” dediler.

Uzun süredir hastanenin yerinde kalması için mücadele eden Şişli Etfal Dayanışması’ndan Cengiz Cemri, gazetemize yaptığı değerlendirmede, hastanenin Sarıyer ve Seyrantepe’ye taşıma işlemlerinin devam ettiğini anımsatarak “Taşınma sonrasında Şişli Etfal Hastanesi’nin ne olacağı, tekrar yerine dönüp dönmeyeceği, eğer yerinde bir sağlık merkezi kurulacaksa bunun ne olacağı, nasıl olacağı konusunda büyük belirsizlik vardı” dedi. 

Özellikle son aylarda Şişli Etfal Dayanışması’nın, basın açıklamaları, imza kampanyası gibi çeşitli metotlarla tepkilerini dile getidiğini kaydeden Cemri, “Tüm ısrarlara ve kamuoyu tepkisine rağmen Etfal’in geleceğine dair bir açıklama yapılmamış olması, hastane için siyasi otoritenin, karar vericilerin kafasında farklı proje(ler) olduğunu ortaya koymaktadır” diye konuştu.

BİRİLERİNİN İŞTAHI KABARDI

Cemri, özetle şunları söyledi: “İktidarın uzun yıllardır eğitim ve sağlık alanlarını özele açma, bu alanlarda özel sektörü güçlendirme, ayrıca kent ve doğaya karşı rant odaklı yağma, talan politikalarına bakıldığında, Şişli Etfal gibi, kentin tam merkezinde, 36 bin 525 metrekarelik son derece değerli ve büyük bir arazinin birilerinin iştahını kabartmış olması, bu kamu arazisine hayata doların yeşiliyle bakan birilerinin ‘çökmek’ istemesi hiç de şaşırtıcı olmayacaktır…..

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sisli-etfal-depreme-dayanikli-olmadigi-gerekcesiyle-tasiniyor-1837957

Doğa İçin Sanat Derneği (DİSDER) 1. olağan Genel Kurulu

Genel kurul 18.09.2021 tarihinde gerçekleşmiştir. Genel kurulda yapılan seçimler sonucunda yeni yönetim kurulu aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir.

Yeni yönetim kurulumuza ve tüm DİSDER üyelerine, bizimle dayanışma içerisinde olan aktivist dostlarımıza, görev süresince verimli ve başarılı çalışmalar diliyoruz.

Doğa İçin Sanat derneği
18.09.2021 tarihli 1. Olağan genel Kurul seçimi sonucu oluşan yönetim kurulumuz:

Yönetim kurulu asil üyeler:

Göksen Ezeltürk – Başkan
Adnan Alin- Başkan yardımcısı
Azime Çeker -Yazman
Süleyman Karan- Sayman,
Tuğba Aksu -Yönetim kurulu üyesi

Yönetim kurulu yedek üyeler:

Ayşe Baykal,
Derya Turgay,
Baturay Göksular,
Ercan Dağ,
Yaşar Merve Ölmez.

Denetim kurulu asil üyeler:

Ali Kaya – Denetim kurulu başkanı
Hayrettin Sabırlı – üye
Erdinç Aslan – üye

Denetim kurulu yedek üyeler:

Kazım Pekşen,
Muhsin Karakoç,
Ulvi Kaan Meriç.

Aşırı Yağmur ve Aşırı Kuraklık

tarafından ataadmin | Ağu 23, 2021 | BilimGenelGıda – Tarım – Üretim | 0 yorum

  Yurdumuzun Karadeniz bölgesinde bol, bazen de çok aşırı yağmur yağıyor, Orta ve Güney bölgelerinde ise kuraklık devamlı artıyor.

 Kuzeyde milyarlarca ton su kullanılmadan denize gidiyor, güneyde ve orta Anadolu’da göller, barajlar, kuyular, yeraltı suları kuruyor.

  Akdeniz bölgesi birinci derecede kuraklık kuşağında, felâkete sürükleniyor, orta Anadolu’yu kuraklık vurdu, kimsenin umurunda değil. Kuzey’de insanlar öldüğü için konu gündemde. Güneyde henüz insanlar ölmediğinden gündemde değil.

 Kuzeyde 125 kişinin yasını tutuyoruz, Güney’de milyonlar zarar görecek, binler ölecek, ama kimsenin kılı kıpırdamıyor.

 Türlü nedenlerle yaratılan gündemle vakit geçiren basında toplumumuzun bu hayati konusuna yeteri önemi gündeme getirmiyor.

  Sevgili okurlarım, başka ülkelerde bugün çöl olarak gördüğünüz yerler bir zamanlar yeşil meralarmış. O yerler artık rüzgârla yer değiştiren kum yığınları. Bunlar olmuş ve bilinen doğa olayları. Bu değişim bizde de başladı.

 Eğer önlem alınmazsa Orta ve Güney bölgemizde geri dönüşü olmayan “felâketlerle” karşı karşıya kalacağız. O zaman ben hayatta olmayacağım ama birisi, “zamanında önlem alınsaydı bu “felâket” ile karşılaşmazdık, yapılmış olan “cinayettir” diyecek”.

 Yapmamız gerekeni söyleyeceğim zaman, toplum olarak negatif yanımızın şâha kalkacağını biliyorum ama gene de görevimi yapacağım.

 Yapılması gereken hiç vakit geçirmeden Kuzeydeki bol suyun, Güney ve orta Anadolu’da kuruyan kilit noktalara aktarılmasıdır.

  Nasıl ki aktarılması çok daha zor ve tehlikeli olan petrol borularla binlerce kilometre aktarılıyor, su ondan daha kolay aktarılabilir.

  Bazı şeyler vardır ki yapmamak için para sorun olamaz. Olursa ya ülke yok olur, ya da hayat! Çölleşme ve su konusunda, parayı sorun olarak öne çıkaranların aklında bozukluk vardır.

 Kuzeydeki dere yataklarındaki yapılaşmanın insan ölümlerine neden olmamasının bir çözümünün yer yer topraktan ufak barajlar, su kapanları  yapmak. Bu barajlarda toplanacak suyun fazla olan kısmını kuruyan yerlere pompalayabiliriz.

   Bu önlemle Kuzeyde de, Güneyde de çözüm sağlamış oluruz.

 Yıllardır derelerin, nehirlerin kullanılmayan suyunun, yükselme tehlikesi gösteren denizlerimize akacağına, kurak yerlere aktarılmasını önermekteydim. Bu yöntem yazdığım yaklaşık on beş yıl evvel yapılmaya başlamış olsaydı, bugün karşılaştığımız kuraklığın boyutu çok daha az olurdu.

  Şimdi gerekeni yapmazsak, yarın kuraklığın boyutu önlemlerin fayda etmeyeceği düzeye geleceğine hiç şüphe yok.

  Her konuda olduğu gibi kendi düşüncesizliğimiz ve bigâneliğimiz nedeniyle, kendimize zararlı olmaktayız. Suskunluğumuzla, milletçe bir akıl tutulması içindeyiz.

  Bu hastalıktan bizi başkası kurtarmaz…..

https://atakultur.org/asiri-yagmur-ve-asiri-kuraklik/

İklim krizi hakkında doğruyu söyleme vakti

Habertürk ve Yapı Kredi önünde bir araya gelen Yokoluş İsyancıları, gelecekten manşetlerlerle hazırladığı gazetelerle ve dövizlerle eylem düzenlendi. Eylemciler ayrıca bankacılık ve medya sektörüne çağrı yaptığı mektupları bölgeden geçen yurttaşlara dağıttı.

İklim krizi hakkında doğruyu söyleme vakti

HABER MERKEZİ

İklim krizinin önüne geçilmesi için etkili ve acil adımlar atılması talebiyle bir araya gelen Yokoluş İsyanı aktivistleri Habertürk ve Yapı Kredi önünde eylem düzenledi.

“Gerçeği Söyle” yazılı tekne ile Habertürk ve Yapı Kredi Genel Müdürlüğü önüne giden eylemciler, sektördeki diğer kurumlara da seslendi ve onlar için hazırladığı mektupları paylaştı.


GELECEKTEN MANŞETLER

Ciner Grup bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’ün Beyoğlu’nda yer alan binası önüne giden iklim aktivistleri gelecekten manşetlerin yer aldığı gazeteleri ellerinde taşıdı. Aktivistlerin taşıdığı gazetelerin manşetlerinde şu ifadeler yer aldı: “Dünya’daki son altın madeninin ihalesi de Türkiye’de gerçekleşti”, “Grönland’a göç etmek için çekilen piyangoyu Türkiye’den otomotiv sanayi yöneticisi aile kazandı”, “Survivor’ın yeni çekimleri obruk cenneti haline gelen Konya’da yapılacak”, “Paniğe gerek yok! Dünya’da hala 30 tane ağaç var.”

Yokoluş İsyancıları, aralarında Habertürk, CNN Türk, ve Sabah-ATV medya kuruluşlarına hitaben yazılmış mektupları da çevreden geçen yurttaşlara dağıttı.

Mektupta, “İklim krizi hepimizin sorunu. Seller, orman yangınları, fırtınalar, kuraklık gibi felaketler yurttaşları evlerinden, işlerinden, canlarından ederken, bu olayların insan eliyle doğanın tahrip edilmesinin bir sonucu olduğunu gizliyorsunuz. Hem yurttaşların haber alma hakkını ihlal ediyorsunuz, hem de geleceğimizi karartan doğa tahribatına suç ortağı oluyorsunuz” ifadeleri yer aldı.

Dağıtılan mektupta medya kuruluşlarına yönelik talepler ise şu şekilde sıralandı:

■ İklim krizi hakkında gerçeği söyleyin. İklim acil durumu ilan edin ve haberlerinizi buna göre şekillendirin

■ İklim krizinin öneminin farkında çevre muhabirleri işe alın.

■ İklim krizine sebep olan fosil yakıt, madencilik, enerji şirketlerinin reklamlarını yayımlamayın veya haber adı altında propagandayla desteklemeyin.

■ Türkiye’nin 2015’te imzaladığı ancak politikacıların bir türlü meclisten geçiremediği Paris İklim Anlaşması’nın uygulanması için siyasi aktörlere baskı yapın.

Eylemciler dağıttıkları mektupların ardından Habertürk’te çalışan gazetecilere seslendi. Eylemciler, “Habertürk’ün de mensubu olduğu Ciner Grubu’nun Silopi’de, Çayırhan’da, Konya Ilgın’da, Kazan’da sahip olduğu termik santralların halkın tarım alanlarını nasıl gasp ederek ele geçirmeye çalıştığını, itiraz eden köylülerin jandarma tarafından… LINK

https://www.birgun.net/haber/iklim-krizi-hakkinda-dogruyu-soyleme-vakti-316315

İşkencedere’den yükselen çığlık: Lütfen sesimizi duyun, şu Ramazan günü! Ormanlarımızı katlediyorlar!

Rize İkizdere’de taşocağı inşaatı sırasında doğanın katledilmesine karşı vatandaşların mücadelesi sürerken, cep telefonu ile çekim yapan bir vatandaş gördüklerini, hissettiklerini anlattı. Seslerinin duyulması için çağırıda bulunan vatandaş, “Lütfen sesimizi duyun bu Ramazan günü! Ormanlarımızı katlediyorlar, hiç acımadan ormanlarımızı katlediyorlar!” diye yardım istedi.

02/05/2021HaberlerGündem

https://www.dailymotion.com/embed/video/x8111ap

Çekim yaparken iş makinelerinin yanına yaklaşmanın mümkün olmadığını vurgulayan vatandaş, her yerin askerle çevrili olduğunu ve yaklaşan kişilerin gözaltına alındığını söyledi.

“VADİ’NİN HER YERİNİ ASKERLER SARMIŞ DURUMDA”

Emniyetin görüntü çekimiyle ilgili tartışmalı genelgesiyle ilgili haberleri de o dakikalarda anımsayan vatandaş, “ama yasakmış diyorlar…” diyor ve şöyle devam ediyor:

* Gördüğünüz gibi bütün geçiş alanlarımızı askerler kapatmışlar. Ormandan gizli şekilde çekim yapıyoruz. Çünkü çok fazla yaklaşamıyoruz, yanlarına yaklaştığımız zaman bütün herkesi tutuklayıp (gözaltı) direk karakola götürüyorlar. Artık insanlar hep ormana kaçmak zorunda kaldı. İş makineleri hala durmadan çalışıyor.

* Şimdi iş makinelerini göstermek istiyorum size, evet gördüğünüz gibi iş makineleri hala devam ediyor. Askerler her tarafı kapatmışlar, sadece onlar var çalışma alanında, sahada. Ormanlarımızı katlediyorlar, hiç acımadan ormanlarımızı katlediyorlar! Aşırı derecede asker gönderilmiş bölgeye. Vadi’nin her yerini askerler sarmış durumda. Özel istihbaratlar, her şey…

“DÜNYANIN BU KATLİAMA KARŞI SEYİRCİ KALMASINI İSTEMİYORUZ”

Yeterince destek göremediklerini belirten vatandaş şu ifadeleri kullandı:

https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/iskencedereden-yukselen-ciglik-lutfen-sesimizi-duyun-su-ramazan-gunu-ormanlarimizi-katlediyorlar-6409342/

Doğa İçin Sanat Derneği Şişli Etfal için resmetti

GÜNDEM, HABERLER 28 NISAN 2021

Şişli Hamidiye Etfal ve Araştırma Hastanesi’nin depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle kapatılıp Seyrantepe’ye taşınması kararına ‘Şişli Etfal Kapanmasın, Yerinde Yapılsın’ kampanyası çerçevesinde destek veren Doğa İçin Sanat Derneği, bugün Şişli Etfal’in bahçesinde ‘Sağlık Hakkıma Dokunma’ demek için bir araya geldi.SAHADA SANATLA DİRENİYORLAR
Bir yılı aşkın bir süredir hak mücadelesi temelindeki çeşitli eylemlerde çizdikleri tematik tablolarla ve grafitti çalışmalarıyla tepkisini ortaya koyan DİS, bugün Şişli Etfal’in bahçesinde buluşarak Şişli Etfal’in yerinde dönüştürülmesi talebinde bulundu.

‘SAĞLIK HAKKIMA, HASTANEME DOKUNMA’Kolay erişilebilir sağlık hizmetinin en temel hak olduğunu vurgulayan DİS, olası mağduriyetin önüne geçebilmek için zamanımızın daraldığına dikkat çekerken, halkı Şişli Etfal Dayanışması tarafından oluşturulan imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.

Şiirle, umutla, inatla, Bütün şairler adına.

Taşralı çocukluğumun İstanbul’u
Bir masal şehriydi benim için;
Bir düştü, bir hayal, ulaşılmaz,
“Hayal Şehir”i Yahya Kemal’in.

Sonra gün geldi, o hayaller
Gerçek oldular benim için de:
Bebek’te, Cihangir’de, Üsküdar’da,
“Kandilli’de eski bahçelerde”…

Fatih’ten, Eyüp’ten, Balat’tan,
Kocamustapaşa’dan geçtiğim oldu;
Fikret’in, Âkif’in, Nâzım’ın
Tanıdım “ücra ve fakir İstanbul”unu…

“Ağlar çekilirken dalyanlardan”
Orhan Veli’den şiirler okudum.
Ben de bu şehrin bir şairi
Bir oğlu olmayı özlüyordum.

Cahit Sıtkı’nın, Necatigil’in
Beşiktaş’ı; Burgaz’ı Sait Faik’in,
Canımız, gözbebeğimiz, İstanbul’umuz,
Sevgilisi bütün şairlerin.

Şimdi bu güzeller güzelimizi,
Hayallerimizin prensesini,
Şiirsiz, ruhsuz bir sanal şehre
Dönüştürecekler, öyle mi?

Hayır, buna geçit vermeyeceğiz
Onun can evinden vurulmasına;
Karşı koyacağız, direneceğiz,
Şiirle, umutla, inatla.
Dünün, bugünün, yarının
Bütün şairleri adına.
3 Nisan 2021
Ataol Behramoğlu